[CONSOLIDATION_METHOD_TITLE] [CONSOLIDATION_METHOD]
Türkçe

oda_RiskMeasurementPrinciplesAbstract|
Risk Ölçüm Esasları
oda_UpdateAnnouncementFlag|
Yapılan Açıklama Güncelleme mi?
Hayır (No)
oda_CorrectionAnnouncementFlag|
Yapılan Açıklama Düzeltme mi?
Hayır (No)
oda_DateOfThePreviousNotificationAboutTheSameSubject|
Konuya İlişkin Daha Önce Yapılan Açıklamanın Tarihi
-
oda_AnnouncementContentSection|
Bildirim İçeriği
oda_ExplanationSection|
Açıklamalar
oda_ExplanationTextBlock|

Faiz Oranı Riski: Faiz riski, piyasa faizlerindeki değişiklikler sonucunda faize dayalı enstrümanların değerlerindeki azalma şeklinde ifade edilebilir. Gayrimenkul yatırım fonu portföyünde faize duyarlı enstrümanlar bulunması halinde, olası faiz değişimlerinin portföyde yaratacağı etkiye dair senaryo analizleri gerçekleştirilir.

Faiz riskinin yönetilmesine dönük risk yönetimi analizleri, faize dayalı enstümanlar için olası faiz değişikliklerinin bu entrümanlarda ve fon toplam değerinde ortaya çıkarabileceği azalmaların ölçümü şeklinde kurgulanmıştır. Örneğin LIBOR'a endeksli bir kredi kullanımı sözkonusu olduğunda libor faizlerindeki 100 bp'lik artışın yaratacağı kayıp hesaplanır. Farklı vade dilimlerinde farklı faiz senaryoları uygulabilecek ve faiz değişikliklerinin yol açacağı değer kayıplarının fon toplam değerine oranı üzerinden bir limit belirlenir.

Likitide Riski: Fonun nakit çıkışlarını tam olarak ve zamanında karşılayacak düzeyde ve nitelikte nakit mevcuduna veya nakit girişine sahip bulunmaması riskidir. Gayrimenkul yatırım fonu için likidite riski, portföydeki varlıkların belirtilen sürede paraya çevrilerek müşteriye ödeme yapılamaması durumu olarak da tanımlanabilir. Bu riskin en iyi şekilde yönetilmesine özen gösterilecek olup sadece elden çıkarma süresi piyasadaki benzer varlıklar için öngörülen ortalama elden çıkarma süresi kadar olduğu düşünülen varlıklar portföye dahil edilir.   

Fondan yüksek tutarlı bir çıkış olması durumunda öncelikli olarak fonun içerisinde yer alan kira gelirleri kullanılarak fon çıkışı karşılanmaya çalışılır. Sonrasında portföydeki likit varlıklar yani para ve sermaye piyasası araçları paraya çevrilir. Eğer kira gelirleri ve likit varlıklar fon çıkışını karşılayacak büyüklükte değilse bu defa kredi kullanımı söz konusu olur. Kredi kullanımının mümkün olmadığı veya yüksek maliyetli olduğu durumda ise gayrimenkullerin satışı gündeme gelir. Fondan çıkışı finanse etmek için satılacak gayrimenkulün kira getiren bir varlık olması durumunda kapitalizasyon oranı göz önünde bulundurulur. Kapitalizasyon oranı düşük olan varlıktan başlanmak üzere portföyden çıkarma işlemi gerçekleştirilir. Arsa ve benzeri gayrimenkuller gibi kira getirisi olmayan varlıklar için ise ayrı ayrı değerlendirme ve bölgesel analizler yapılır. 

Risk yönetimi birimi, portföylerde yer alan varlıkların likidite riskinin kontrollerini özel bir RiskActive yazılımı kullanarak yerine getirir. Söz konusu yazılımda likidite AHS (Analitik Hiyerarşi Süreci) yöntemi ile portföydeki varlıkların "likidite puanları"nın hesaplanması suretiyle ölçülür. Varlıkların AHS puanlamasında dikkate alınan kriterler her bir gayrimenkul yatırım fonunun stratejisine bağlı olarak belirlenmekte ve ağırlıklar fondan fona değişebilmektedir. 

AHS'nin özelliği nedeniyle önce ana kriterler ve bunların ağırlıkları belirlenmektedir. Ana ağırlıkların toplamı bir olmalıdır. Daha sonra her ana kriter altında ağırlıklar toplamı bir olacak şekilde alt kriterler belirlenmektedir. Ana ve alt kriterler matris yapısı ile önem derecesine göre puanlandıktan sonra tutarlılık hesaplamaları da yapılmaktadır. Kriter ve ağırlıklar belirlenirken karar alma süresinde ne kadar etkili olduğu göz önüne alınmaktadır. 

Fon bazında fonun yatırım stratejisine göre ağırlıklar ve kriterler değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin, fon içerisinde yer alan konutların kiralanmasının bir strateji olması durumunda kira durumu, kira kontrat süresi gibi kriterler tanımlanmaktadır. Ancak, fon stratejisinde konutların kiralanmasının olması durumunda bunlar bir kriter olarak yer almayabilir veya düşük ağırlıklarla yer alabilir. 

Finansman Riski: Şirketin sağladığı finansmanlarda ortaya çıkabilecek faize, vadeye veya kura bağlı riskler finansman riskleri olarak nitelendirilebilir. Gayrimenkul yatırım fonunun finansman riski, firmanın kullanacağı kredilerin geri ödemesi esnasında karşılaşabileceği güçlük olarak tanımlanabilir.

Finansman riskine dönük risk yönetimi analizleri, kredi ödemelerinin fonun hangi kaynağı ile karşılanacağına dair detaylı analizleri içermektedir. Kredi geri ödemelerinin, fona ait likit kaynaklar ve kira gelirleri ile karşılanabilip karşılanamayacağı düzenli şekilde kontrol edilir. Bu kapsamda kredi geri ödemeleri için ileriye dönük nakit çıkışı tabloları oluşturulur. Fonun nakit ve benzeri varlıkları ile beklenen kira gelirleri baz alınarak oluşturulan nakit girişi tablosu ile nakit çıkışı tablosu çakıştırılır ve net nakit akışı verisine ulaşılır. Risk anlamında net nakit akışının kullanılan kredinin vadesi boyunca herhangi bir zaman diliminde negatif bir değer almaması esastır. 

Yoğunlaşma Riski:Gayrimenkul yatırımları haricinde kalan fon yatırımlarında yoğunlaşma riskini azaltmak için portföy çeşitlendirmesi gerçekleştirilmektedir. 

Karşı Taraf Riski:Fon'un işlem yaptığı karşı kurumun sözleşme yükümlülüklerini kısmen veya tamamen 10 iş günü içinde yerine getiremediği durumlarda Yatırım Komitesi aynı gün içinde yazılı olarak bilgilendirilir. Fonun karşı taraf riski piyasaya göre ayarlama yöntemi (mark-to-market) ile hesaplanır.

Yasal Risk: Yasal risklere ilişkin olarak gerektiğinde uzman bir hukuk firmasından danışmanlık servisi alınmaktadır.

Fiziki Zarar Riski: Gayrimenkul değerleme raporlarının takibi yapılır ve  gayrimenkullere ilişkin fiziki zararların mevcudiyeti konntrol edilerek raporlanır.